33. hafta+ hamileliğe genel bakış

10 Mar

Kaç gündür bir şeyler yazacağım, yine bir üşenme bir tembellik. Allahım nolcak benim sonum? tembellikten mi ölücem? lütfen söyle.

Günler günleri kovalarken yazacağım konular da gündem dışına çıkınca en kolayı hamilelikle ilgili yazmak oluyor. Sanırım moda konuları biraz daha bekleyecek. Zaten artık o kadar çok moda blogu var ki hangisine bakacağımı şaşırıyorum, yine de tercihim kendini de olayın içine katanlar, daha hayata dair ve esin kaynağı olabilecek bloglardan yana oluyor.

Neyse bugün konumuz moda değil tamamıyla hamilelikte benim ruh ve fiziksel durumumdaki değişiklikler üzerine ve biraz da tavsiyeler vermek istiyorum.

İLK 3 AY; (ŞOK VE ALIŞMA DÖNEMİ)

Bu döneme ” ben şimdi hamile miyim?” dönemi de denebilir. Çünkü insan durup durup kendine bu soruyu sorar, bir türlü inanamaz, adeta şok halindedir.

Kendi deneyimlerime dayanarak;

Bulantılardan çok korkuyordum, bu konuda fobisi olan bir insan olduğumdan beni en çok düşündüren yanı buydu. Genelde sabahleyin  ya da akşam yemeğini biraz fazla kaçırdığımda oldu bulantılar ama normal mide bulantısı gibi değildi. Aslında bulantı değil kusma diyelim, çünkü ben de  ” ay kusucam galiba” ile başlayıp 1-2 dakikada kusma eylemi ile sonuçlanan şekilde oldu.

Balık, kahve ve ceviz gibi hamilelik öncesi tüketimini doruğa çıkardığım yiyecek ve içeceklerden bir anda tiksinmeye başladım. Ne kokularını ne de kendilerini görmeye bile tahammül edemez  olmuştum. Şimdi ise aşağı yukarı hepsini tüketebiliyorum ama eskisi kadar severek değil.

İlk başta saçlarım çok döküldü, aynı hızla devam etseydi sanırım şimdi keldim.  Çözüm olarak bir faydası olur diye Bioxcin kullanmaya başladım. Gerçekten çok faydasını gördüm, saç dökülmesini anında kesti diyebilirim.  Saçlarım o kadar dökülürken aynı zamanda çok hızlı uzaması da enteresandı. Tabi sadece saçlar değil istenmeyen tüyler de bir o kadar hızlı çıkıyor.

Hiçbir zaman  uzatamadığınız güçsüz tırnaklarınız varsa hamilelik döneminde sağlıklı ve çabuk uzayan tırnaklara merhaba diyebilirsiniz.  Tavsiyem çok fazla oje sürmemeniz yönünde, zaten muhtemelen sürerken kokusu sizi ojeden bir süre uzaklaştıracaktır.

Aslında ilk 3 ay mide bulantıları ve iştahsızlık nedeniyle kilo verenlerin oranı daha fazla. Yalnız ben  midemi bastırsın diye ekmek ve peynire dadanınca, üstüne üstlük eşimin yoğun “yemelisin” baskılarından dolayı 5 kiloyu ilk 3 ayda indirdim vücuduma.  ( Sonraları öğrendiğime göre benim bütün hamilelik boyunca çok hızlı kilo almamın sebebi hemen öncesinde yaptığım diyet ve verdiğim kilolarmış)

Bu dönemin anahtar kelimelerinden biri de uykuydu benim için. Akşam saat 8 de yatıp sabah 8 de kalktığım çok oldu. Eşim bir yerlere gitmek için yalvarırken benim isteğim ise sadece biraz daha uykuydu:)) Uyku hallerinin yanında yorgunluk, isteksizlik, duygusallık ve unutkanlık da yanında hediyesiydi.

3-6 AY ARASI DÖNEM ( SULTANLIK DÖNEMİ)

Hem ruhsal hem fiziksel olarak hamileliğe alıştığımız dönem olduğundan mide bulantılarımız, halsizlik, yorgunluk, uyku gibi şikayetlerimiz bittiğinden hamileliğin tabiki en keyifli dönemi.

Bu dönemle ilgili söylenecek çok bir şey yok. Bir yandan her ay yapılan kontrolleri heyecanla beklerken, diğer yandan ilginin tamamen sizde olduğu, her istediğinizin yapıldığı, şımartıldığınız ve bunun tadını fazlasıyla çıkarabildiğiniz dönem.

Bebekle ilgili ufak tefek hazırlıklara başlanır. Artık belinizi sıkan kıyafetlerden dolayı hamile reyonlarını takip etmenin de zamanı gelmiştir.

İlk 3 ay önerilmediğinden saçlarınızı da boyatabildiğiniz dönemdir. Ben bir kere sarıları kapatmak için organik boya ile kendi rengine boyattım. Röfle ile ilgili farklı düşünceler olduğundan cesaret edemedim açıkçası.

Bu arada 3-6 arası topuklu ayakkabılara da veda ettiğim dönem oldu, sanırım bir defa düğüne giderken giydim.  Sonlara doğru ayaklarım ufaktan şişmeye başladığından zaten ayaklarım içine giremez olunca spor ayakkabı ve botlarla yetinmek zorunda kaldım. Genel olarak  işe giderken beni daraltmayacak, belimi sıkmayacak, spor kıyafetleri tercih ettim, haftasonları ise üniformam eşofmanlar ve taytlar oldu.

Kısaca 3-6 ay arası dönem; içinde bebeğinizin de olduğu hayaller kurmaya başladığınız,  hamileliğin en çok tadını çıkarabildiğiniz çünkü siz de yarattığı olumsuzlukların minimuma indiği,  laylaylom bir dönem.

Bir tavsiye; annelik ve bebek konusunda bilinçlenmek için internet faydalı bir kaynak ama insanın kafasının karıştığı, boşuna evham yaptığı da oluyor siteler yüzünden. Sonuçta ne olursa olsun doğum milyonlarca kadının yaşadığı bir olay sezaryen veya normal. Aynı şekilde emzirsek de bebeğimiz büyüyecek, emziremesek de.  Bazı şeyleri takıntı haline getirmemize sebep olabiliyor bloglar ve siteler. Bir dönem bana oldu çünkü, her şeyi zorlaştırdı benim için bloggerlar ve siteler. Sonra kendime geldim allahtan.

SON 3 AY ( BELİRSİZLİK DÖNEMİ)

Her ne kadar karnımız belirginleşse de, bebeğimiz kendini kabul ettirmek için her türlü yolu denese de ( kıpırtılar, tekmeler, yumruklar) son 3 aya damgasını vuran hep soru işaretleridir.
Bebeğim nasıl olacak? bebeğim ne zaman doğacak? bebeğim kime benzeyecek? hazırlıklar ne zaman tamamlanacak? bebek odası, alışveriş listesi derken bir de bakmışız aklımız fikrimiz hep bebek.

Herkesin gözü üzerimizde. “Aman merdivenlere dikkat!!!”,” aman üşütme bugün çok soğuk!!!”,  Annemi her aradığımda telefonu endişeyle açıyor, artık yavaş yavaş herkes doğum haberine odaklanmış durumda.

 Hazırlıklar son sürat devam ediyor. Minicik bir bebek için bütün bu telaş, bu hazırlık. Bilse onun için yapılanları hemen çıkıp gelir, beklemez bence:))

Bu arada eğer ne şekilde doğum yapacağımız belli değilse bu belirsizliğin verdiği huzursuzluk, bebeğe kavuşmaya az kalmış olmasının verdiği heyecan ile bunu ilk defa yaşayacak olmanın getirdiği çeşitli duygu karışıklıkları içinde geçen bir dönem.

Alyansımı çıkaralı epey oldu, artık yüzükler olmuyor, saatler bile sıkıyor. Fazla iştahım yok, daha doğrusu az ve sık yiyorum çünkü midemde aşırı yanma ve gaz oluyor.  Akşamları deliksiz bir uyku imkansız, yatakta diğer tarafa dönmek bile işkence zaten neyleyim yüzüstü yatmadan uykuyu.  Bir yandan uyku kalitesiz bile olsa “kızım uyu dilediğince bunlar son uykuların” diyorum.  Ne kadar oturup kalkmakta zorluk çeksem, çabuk yorulsam da yine de çok fazla ağrım yok, hafif bel ağrıları, mide ağrıları geçiyor işte zaman.

Her sabah uyandığımda bir süre sonra bu odada bir de beşik olacak diyorum, minik bu saatte kesin uyanmış bizi de ayağa dikmiş olur diyorum. Hayal kuruyorum okuyacağı okullara varana kadar hemde. Sonra kendime kızıyorum “şimdiden karışma kıza” diyorum, diyorum da diyorum.

Bugün  bir haftayı daha geride bıraktık, 33+0 olduk. Bebek epey önden gidiyor, bazı değerleri 35 haftalık bebek değerlerinde, hızla kilo alıyor, doktor her şey yolunda diyor,  artık kontroller 2 haftada bir yapılıyor, NST’ye bağlanıp kalp atışlarını, bebeğe kan akışının durumunu ve kasılma olup olmadığını takip ediyoruz. Hastanemizi zaten belirledik, 1 sene sonra kendi evimize taşınacağımız için bebeğe oda yapmadık, diğer hazırlıkları tamamladık gibi. Ufak tefek eksiklikleri de en kısa zamanda tamamlayıp meşhur hastane çantamızı hazırlayacağız. Şimdi bilmediğimiz 2 şey var; 1) Begüm ne zaman gelecek? 2) ben nasıl doğum yapacağım? Bütün ihtimallere açığım yeter ki sağlıklı olsun bebeğim.

Sonuç;
1- Kesinlikle bu 9 ay olabildiğince bencil olun:))) kendinizi ve bebeğinizi düşünün sadece.
2- İnsanların söylediklerini, hamilelikle ilgili anlattıklarını fazla dinlemeyin, internette her okuduğunuza inanmayın. Her merak ettiğiniz şeyi doktora sorun.
3-  Hamileliğin, insanların size olan ekstra ilgisinin tadını çıkarın.
4-  Mutlaka hamile yogası veya pilatesi yapın( ben işler dolayısıyla yapamadım ama pişmanım)
5- Bu bebek alışverişi nasıl bitecek diye hiç dert etmeyin, bir bakmışsınız bitmiş, güzel bir liste yapın yeter, internette dolaşan abartılı listelere de aldanmayın. Merak etmeyin artık adım başı market, AVM var, bebek doğduğunda eksikler bile olsa ki mutlaka olacaktır tamamlamak zor değil.
6- Olumlu düşünün ve rahat olun.

Bu son maddeyi kendime de bir kez daha hatırlatarak postumu noktalıyorum.

.

16 Responses to “33. hafta+ hamileliğe genel bakış”

  1. Itır March 10, 2010 at 4:31 pm #

    iyi bi anne olcan sen:)

  2. MISSRED'S DIARY March 10, 2010 at 4:53 pm #

    Itır; :)))) bakalım hep beraber görcez:)

  3. deYda March 10, 2010 at 5:23 pm #

    son 3 aya girince tek düşüncen bebek oluyormuş gerçekten o zaman anlıyorsun anne olacağını, bende öyle oldu, şimdi başka birşey düşünemiyorum hep aklımda doğum ve kızım var. dediğin gibi her gören de zaten sana hatırlatıyor bunu. çok heyecanlıyım missred az kaldı bakalım ne zaman nasıl doğuracaz 🙂

  4. Esra Günüşen Ertuğrul March 10, 2010 at 5:38 pm #

    göbiş çok şeker.. yeni anne olan ben, yazdıklarına katılıyorum. listene benim yapmadığım, bol bol göbişli resim çektirmeyi eklerdim. ben 33 haftada erken doğurdum ve çok çok az resmim var. Bu nedenlede çok pişmanım..sevgiler .

  5. ''çokoprenses'' March 10, 2010 at 5:42 pm #

    33ten sonra daha bi değişiyo insan:)

  6. ALIŞVERİŞ GÜNLÜĞÜM March 10, 2010 at 7:11 pm #

    kiloymuş,uykuymuş,endişeymiş boşver sen şimdiden bile harika bir annesin

  7. meleklerinhediyesi March 10, 2010 at 7:46 pm #

    güzel bir kompozisyon olmuş katılıyorum :))bir de buna son günlerin inanılmaz sıkıntısı eklenmeli…:))

  8. DENiZ March 11, 2010 at 6:16 am #

    Canim benim! Allah kolayliklar versin, her sey gonlunce olsun. Operim ikinizi de cok cok 😉

  9. MISSRED'S DIARY March 11, 2010 at 7:39 am #

    Deyda; aynen ben de çok heyecanlıyım, yarın ne olacağı belli değil ya, bu belirsizlikle yaşamak insanı yoruyor valla.Esra; ben de erken doğurucam galiba içimde öyle bir his var ama genelde oluyomuş galiba bu his. Bakalım heyecan içinde bekliyoruz. Bu blog olmasa benim de fotoğraf çekeceğim yok aslında, güya bebeğin tekmelediği anları videoya alıcaz hala yapamadık.Çokoprenses; çok az kaldı desemde kalan 1 ay sanki bir ömür gibi geçecek galiba???Alışveriş günlüğüm; canım benim çok teşekkürler, her anına tanıklık ettin, herhalde benim ruh halimi senden iyi kimse bilemez.Meleklerin hediyesi; teorik olarak bu kalan 7 hafta sanırım geçen 33 haftaya bedeldir. O yüzden liste daha uzar gider, bakalım o günleride görelim de listeye eklemeler yaparız:))Denizcim; biz de seni öpüyoruz kızımla, darısı başına:)

  10. Özlem Ş. March 11, 2010 at 8:23 am #

    Yazdıklarını okuyunca kendi hamileliğim aklıma geldi. Ekim de anne oldum ben de ama şimdi sanki o günler çok eskide kalmış, hiç yaşamamış gibi hissediyorum. Ben de son haftalarda rahatça oturamamktan ve yatamamaktan şikayetçiydim, bir türlü uygun pozisyonu bulmazdım.Hey gidi günler hey .))

  11. sema March 11, 2010 at 10:00 am #

    canım söylediğin her şeye katılıyorum nasıl anneler olacağımızı bilmiyorum ama eminim bebeklerimiz dünyanın en sevilen bebekleri olucak ben de hep onu söylüyorum oğluma belki çook iyi bakamadım hamileyken yapmam gerekenleri çok iyi yapamadım(balık yemek daha sağlıklı beslenmek) ama seni hep istedim, hep sevdim midem o kadar yanarken, bulanırken, giydiğim hiçbir şeyi üstüme yakıştıramadığımda olsun sağlık olsun bebeğim sağlıklı olsun dedim ben de bu hafta 36. haftama giricem inş. ama son günler geçmiycekmiş gibi geliyoben senin şikayetlerine senden sadece bir kaç gün önde olan ama hergün farklı bir sıkıntının başladığı bir dönem olduğu için birgünün bile önemli olduğu hamile olarak gece kaşıntıları ve rahim ağrılarını da ekleyebilirim bu yorumu okuyanlardan çok özür dileyerek şunu söyleyebilirim ki bazen yolda yürürken rahmimden bir şey düşücek ya da tuvaletimi yapıcakmışım gibi hissediyorum içimi hemen bir korku salıyo sürekli peçeteler koyuyorum çamaşırımın içine acaba kan gelicek mi doğum başlıycak mı diye annem ümre'ye gitti nasipse bu hafta gelicek ve ben 15 gün boyunca her gece ya bu akşam doğum olursa diye ağladım anneme belli etmemeye çalıştım annem her aradığında eşimle ilk çıktığımız zamanlardaki gibi heyecanlanarak açıyorum telefonu ve kendi kendime senaryolar üretiyorum erkek kardeşimin sesini duymadan eşim yada babam yoldayken onlar gelmeden rahatlayamıyorum sanki herkese bi şey olucak gibi geliyor ve bu seneryolara kendimi öyle kaptırıyorum ki 1 saat boyunca kendi kendime kurup kurup ağladığım oluyor:)) sanki her akşam doğuruyorum ve etrafımdakilere anneme söylemeyin gelince bizi görür falan gibi şeyler söyelyip ağlıyarak uyuyorum eşim ilka zaamnlar doktora gidelim diye tutturuyodu benim aklımı kaçırdığıma falan inanıyodu ama artık o da bu halime alıştı:)) yani hayalgücünüzün çok genişlediği ve iyice psikopatlaştığınız bir dönem hamilelik ama hayatımın en güzel günleri Allahım her isteyene nasip etsin inş.

  12. MISSRED'S DIARY March 11, 2010 at 10:19 am #

    Özlem Ş; ne güzel almışsın bebişini kucağına darısı tüm hamilelerin başına. Gerçekten hem çok güzel hem eziyeti bol bir süreç ama sonucunda bebeğin geleceğini bilerek her türlü cefayı çekiyorsun, vız geliyor.Sema; öncelikle rahim ağrılarını unutmuşum, özellikle gece çok zorluyor beni ve uyku sersemi halimle korkuyorum ben de bir şey mi oluyor diye. Ben rahat olmaya çalışıyorum, sürekli telkinde bulunuyorum, şimdilik şüphelenmemi gerektirecek bir ağrım olmadığı için rahatım ama bebeğin her an gelebilecek olma ihtimali beni de strese sokmuyor değil. Yine de senin için bu kadar az kalmışken kimseyi değil sadece kendini ve bebeğini düşün. Kimseye bir şey olmayacağına emin ol ama sen böyle kafanda kurarken bebek de strese giriyor olabilir, o yüzden kötü düşünceleri kendinden uzak tutmaya çalış. Allah bize sabır versin ve sağlıklı bebişler versin:)))

  13. Pınar March 12, 2010 at 9:48 am #

    Canım Begüm kızımız çok şanslı çünkü bence de iyi bir anne olacaksın sen 🙂

  14. tuguna March 14, 2010 at 7:55 am #

    yazdiklarina katiliyorum:) hamileligin en zor kismi su son zamanlar zaten bence, aynen yuz ustu yatamamak beni cok zorlamisti. dogum yaptiktan bikac saat sonra eve dondugumde sabaha kadar yuzustu yatmistim:) bir de ben cilt hastaligi yasamistim hamileyken, o kadar zordu ki surekli agliyordum kasintidan. ama hepsi gelip geciyor, hic yasanmamis gibi oluyor. ben asil bebegin geldikten sonra yazacaklarini cok merak ediyorum:)

  15. MISSRED'S DIARY March 14, 2010 at 11:09 am #

    Pınarcım; çok teşekkür ederim, umarım dediğiniz gibi iyi ve sabırlı bir anne olmayı başarabilirim.Tuguna; Evet ben de bebek doğduktan sonrasını çoooooooooook merak ediyorum:)))))))

  16. özge March 17, 2010 at 10:24 am #

    şu ana kadar yazdıkların aynen tuttu,devamını görücezz

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

cemsagkol

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

SERBEST KÜRSÜ

3 Okur 1 Yazar

Hayatı Kolayla

Hayatı kolay yaşamaya dair herşey...

Bir Sosyal Medya Uzmanı

Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama Yenilikleri - Oğuzhan Yılmaz

aklıma düşen

Hayata dair herşey...

KocaBoğaz

yemiş* içmiş* yetiştirmiş*

İSYANIM VAR !!!

KONUŞURSAM OLAY OLUR

ANTRE

Kelimelere dökülmüş benliğim...

baharinay

Perdedeki Kadınlara Mektuplar

DÜNYANIN TASARIMI

Dünya görüşünüz tasarımlara yansır , tasarımlar da buraya !

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d bloggers like this: