Işıltılı Cuma Yazısı+ Diyet Günlüğü 3

23 Sep
glamour set


Her ne kadar cuma yazım bu yönde şekillenmeyecek olsa da Miu Miu’yla esen ışıltı rüzgarlarının tam manasıyla ülkemize giriş yaptığını ve mağazalarda etkisini göstermeye başladığını söylemeden geçemeyeceğim. Az önce deneyimlediğim kadarıyla bu kış ışıl ışıl olma yönünde zincirleri kırmanın tam zamanı çünkü mağazalar ışıltıdan, parıltıdan, pullu simli kıyafetlerden ve aksesuarlardan geçilmiyor:)))

Bu küçük moda bilgisini  paylaştıktan sonra geçiyorum diğer konuya. Konumuz :YEMEK YEMEK.

Dün Begüm’e yemek yedirirken aklımdan bir sürü şey geçti. Begüm sağ olsun yemek konusunda bizi çoğunlukla üzmüyor. İştahı açık bir çocuk diyebilirim. Bazen de o minicik ağzına kilit vurduğu ve kesinlikle açmadığı da oluyor ama o zaman çok ısrar etmiyorum, “vardır bir bildiği” diyor, hem kendimi üzmüyor hem de Begüm’ü hırpalamıyorum “ye de ye” diye. Her ebeveyn gibi ben de çocuğumun iştahla yemek yediği zamanlarda mest oluyorum. Geçen gün farkettim ki Begüm yedikçe ben tabağını dolduruyorum. Yani 5 tabak makarna yese ben mutlu olacağım. Halbuki ne kadar yanlış!!! Bir yerde okumuştum.” Bebek her ağladığında ona meme verirseniz ileride her üzüntü yaşadığında kendini buzdolabının önünde bulan bir insan olur ” diyordu. Ne kadar doğrudur bilemiyorum ama düşününce hiç de mantıksız bir açıklama değil.

Sonra kendimi düşündüm, benim yemek yemekle ilgili bilinçaltıma yerleşen bir şeyler var mı acaba diye? Anneme çocukluk ve bebeklikte nasıl beslendiğimi sordum. Zaten hep söyler ben hiçbir şey yemezmişim, yemek yedirirken annem ufak çapta sinir krizleri geçirirmiş. Sonra tıpkı üstte yapılan emzirme- buzdolabı çıkarımı gibi bir çıkarım yapmaya çalıştım ve tespitim şu oldu : Sanırım yıllarca iştahsız bir çocuk olmamın ve yemediğim yemeklerin acısını yetişkinlikte çıkarıyorum ya da annem o sinir krizleri esnasında artık nasıl ah ettiyse bana, onun cezasını çekiyorum şu anda:))))

Şaka bir yana; geçen gün Naturel Zayıflama adlı bir kitaba başladım. İnsulin direncinden, reaktif hipoglisemiden bahsediyordu. Belirtileri;

  1. yorgunluk
  2. hızlı kilo alma
  3. zor kilo verme
  4. doymama, sık acıkma ( bu kesinlikle ben de tavan yapmış bir özellik)
  5. uyku basması
  6. gün içinde acıkma atakları
  7. tatlıya düşkünlük ve yemek sonrası tatlı krizine girme ( aha da ben!)
  8. kilo verememe
  9. terleme
  10. kalça ve göbekte yağlanma
  11. tansiyonda yükselmelerin başlaması
  12. performansta azalma
  13. konsantrasyon bozukluğu
  14. unutkanlık
  15. yemeklerden sonra uyuklama
En az 10 tane maddeyi ciddi boyutlarda yaşıyorum ve en yakın zamanda bir endokrinologa gidip test yaptırmayı düşünüyorum. Kitapta bir çok insanın farkında olmadan hipoglisemik olarak yaşamaya devam ettiğinden ve sonrasında şeker hastası olduğundan da bahsediyor. O yüzden siz de bu belirtileri yaşıyorsanız ihmal etmeyin derim. Bu arada kitabı da şiddetle tavsiye ederim. 
Herkese ışıltılı bir hafta sonu diliyorum. Umarım hava da güzel olur. Yağmurlu bile olsa benim havam çok güzel olacak çünkü uzun zamandır yapmayı planladığım ama yapamadığım şeye başlıyorum:) Ayrıntılar ilerleyen günlerde:)))

6 Responses to “Işıltılı Cuma Yazısı+ Diyet Günlüğü 3”

  1. irem September 23, 2011 at 12:53 pm #

    yalnız listen beni korkuttu, çoğu bende de var😦

  2. MISSRED September 23, 2011 at 1:19 pm #

    İrem; aslında bu belirtiler çoook insanda var,illa bir şey var demek değil ama sende de benim gibi artık aşırı boyutlara ulaştıysa bir şeker yüklemesi testine bakar, yaptırmakta fayda var.

  3. irem September 23, 2011 at 1:32 pm #

    missred'cim haklısın, tedbirli olmakta fayda var, hele ailede de şeker geçmişi varsa, ben kontrollerimi yaptıracağım kesinlikle, sen de itici güç oldun benim için😉

  4. MISSRED September 23, 2011 at 2:37 pm #

    İrem; umarım bir şey çıkmaz ikimizde de, ben paylaşırım zaten yaptırır yaptırmaz.

  5. Giz September 26, 2011 at 12:43 pm #

    Küçükken annesi tarafından yemek yedirilmenin cezasını çok ciddi olarak çeken birisi olarak ben de ileride çocuğuma ısrar etmemekte kararlıyım. 14 yaşıdan 60 kg’dım ve o kilolar oturmuş olsa bugün obez bir insan olacaktım ben. Kendi isteğim ve irademle diet yaparak zayıfladım. Birçok insanın o dönemde alay etmesi de cabasıydı tabi. Bu belirtiler de dikkatimi çekti canım birkaç tanesi bende de var, ailede de genetik şeker hastalığı olduğundan bir ara be de test yaptırmayı düşünebilirim. Bu arada Miu Miu iyi ki glitter trendini yaratmış diyorum ben çok çok sevdim bu akımı🙂Giz’li Teras

  6. MISSRED September 27, 2011 at 7:22 am #

    Gizem; hep ergenlik döneminde kilolu olup sonradan incecik olan insanları takdir etmişimdir. Bense tam tersi üniversiteyi bitirene kadar çok zayıftım sonradan kilo aldım ve işte şimdi vermek için mücadele ediyorum. Bu arada şikayetin varsa zaten ailede de böyle bir öykünüz olduğu için mutlaka test yaptırmalısın, ihmal etme.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

cemsagkol

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

SERBEST KÜRSÜ

3 Okur 1 Yazar

Hayatı Kolayla

Hayatı kolay yaşamaya dair herşey...

Bir Sosyal Medya Uzmanı

Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama Yenilikleri - Oğuzhan Yılmaz

aklıma düşen

Hayata dair herşey...

KocaBoğaz

yemiş* içmiş* yetiştirmiş*

İSYANIM VAR !!!

KONUŞURSAM OLAY OLUR

ANTRE

Kelimelere dökülmüş benliğim...

baharinay

Perdedeki Kadınlara Mektuplar

DÜNYANIN TASARIMI

Dünya görüşünüz tasarımlara yansır , tasarımlar da buraya !

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d bloggers like this: